Fırat ve Dicle havzalarında iklim değişikliğinin toz fırtınalarına etkisi incelenecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Orta Doğu’dan gelen toz fırtınalarının etkilediği Fırat ve Dicle havzalarındaki toz kaynaklarını inceleyerek “toz fırtınası” oluşumunda Irak ve Suriye gibi ülkelerdeki iç çatışmalar ve iklim değişikliğinin etkilerine ilişkin faktörleri ortaya çıkaracak.

Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Nurettin Taş, AA muhabirine, kasım ayında Özbekistan’a düzenlenen Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) “Sözleşmenin Uygulamasının Gözden Geçirilmesi Komitesi”nin 21. Oturumunda (CRIC 21) toz fırtınalarının etkilerine ilişkin görüşlerini aktararak, gelecek yıl “Fırat ve Dicle Havzalarında Toz Kaynak Alanlarının İncelenmesi” projesini başlatacakları bilgisini verdi.

Özellikle Orta Doğu’da son yıllarda toz fırtınaları olaylarının sıklığının ve şiddetinin arttığı yönünde hipotezlerin ortaya atıldığını ifade eden Taş,”Ülkeler, kesin olmamasına ve aksi yönde olduğunu ortaya koyan çalışmalar bulunmasına rağmen artışın var olduğu ve sebebinin bölgesel sınır aşan suların düzensiz kullanımından kaynaklandığı yönünde varsayımlarla suçlanabiliyor.” diye konuştu.

Toz fırtınalarının sağlık ve ekonomi üzerine olumsuz etkileri bulunan çevresel bir sorun olduğunun altını çizen Taş, “Toz fırtınalarının, hava kalitesini düşürüp, akciğer kanser riski ve bulaşıcı hastalıkların taşınımına neden olması ile sağlığa, fırtına zamanlarında tatil ilan edilmesi nedeniyle üretimin durması, alt yapı ve şehir içi etkilerini kaldırmak için ek bütçelere ihtiyaç duyulması, çevre ve özellikle tarım üzerine etkisi sebebi ile tarımsal üretimin azalması veya zarar görmesiyle ekonomiye olumsuz etkilerini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’yi etkileyen toz fırtınalarının Orta Doğu’dan geldiğine yönelik bilimsel makalelerin olduğunu ancak nedeni üzerine geniş ölçekte ve yeterli veri ile yapılmış bir çalışma bulunmadığını vurgulayan Taş, “Irak ve Suriye gibi ülkelerde yaşanan iç çatışmalar ve iklim değişikliğinin toz fırtınası olaylarını artırdığına ilişkin yeterli çalışma bulunmuyor. Türkiye olarak böyle bir çalışmanın öncüsü olmak ve sorunu sadece gerçekçi yaklaşımlarla ele almak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Fırat ve Dicle Havzalarında Toz Kaynak Alanlarının İncelenmesi” projesinin üç yıl süreceğini anlatan Taş, “Projemizle Suriye ve Irak dahil Fırat ve Dicle havzalarında son 20 yılda toz kaynak alanlarının yönünü ve sebeplerini ortaya koymaya çalışacağız. Projeyle Fırat ve Dicle havzalarında toz kaynak alanları ve toz fırtınaları arttı veya azaldıysa bunun sebeplerini bilimsel olarak irdelemeyi hedefliyoruz. Böylece toz fırtınası olaylarını etkileyen faktörleri ortaya çıkaracağız.” diye konuştu.

Arazi örtüsü yapay zekayla izlenecek

Taş, UNCCD raporlarında toz fırtınalarının birçok doğal olaydan etkilendiğinin belirtildiğini aktararak, “Proje kapsamında toz fırtınaları ve toz kaynaklarını etkileyebilecek olan arazi kullanımı, iklim değişikliği ve sosyal etmenler irdelenecek. Toz kaynak alanları, bitki örtüsü ve su kütlelerindeki değişim daha hassas yöntemlerle izlenecek.” dedi.

Taş, genel müdürlük olarak geliştirdikleri “UASİS” sistemi ile arazi örtüsü değişiminde yapay zekayı kullandıklarına dikkati çekerek, “Projemizde yapay zekadaki derin öğrenme ve makine öğrenme yöntemleriyle uydu görüntüleri işlenecek. Böylece arazi kullanımı, su kütleleri ve toz alanlarındaki değişim ortaya konulacak.” değerlendirmesinde bulundu.

İklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle toz kaynak alanlarının miktarının artabildiğine dikkati çeken Taş, “Projeyle yağış ve sıcaklık gibi iklimsel veriler ile iklim değişikliğinin etkisi ortaya konulacak ve tarım alanları ile toz alanları üzerine etkisi de incelenecek.” dedi.

Geçmişte yaşanan toz fırtınalarına ilişkin uydu veri analizlerinden yararlanılacağını anlatan Taş, projede en uygun uydu verileri kullanımı ile aerosol izlemesi ve toz fırtınası tahmini yapılacağını, böylelikle toz fırtınası olaylarının şiddeti ve frekansı konusunda varsayımların analiz edileceğini dile getirdi.

İncelemelerde sosyal olayların etkisi hesaba katılacak

Bölgede yaşanan iç çatışma sebebi ile suya erişimin kısıtlandığına, göç ve ekonomik nedenlerle tarım faaliyetlerinin azaldığına işaret eden Taş, şunları kaydetti:

“Arazi kullanım analizlerimizde eğer tarım alanı terkedilmiş ve toz kaynak alanına dönmüş ise buralarda sosyal olayların etkisi hesaba katılacak. Toz kaynaklarının nedenlerinin belirlenerek incelenmesini ve izlenmesini sağlayacak projede tüm verilerin ortaya çıkmasıyla Fırat ve Dicle havzalarında toz fırtınası olaylarının anlaşılabilmesi ve veriye dayanmayan varsayımların çürütülmesi sağlanmış olacak. Toz fırtınaları ile mücadelede bölgede geliştirilebilecek projelere ise sıcak alanların gösterilmesi gibi birçok fayda sağlayacak. Ayrıca ortaya çıkan sonuçlara göre de çözüm önerileri sunulacak.”

Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Taş, Türkiye öncülüğünde yürütülecek projede uluslararası kuruluşlardan özellikle Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatının (EİT) projeye destek verebileceğini belirterek, projenin ihtiyaç duyulması halinde başka ülkelerde de uygulanabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA / Güncel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x